ETÇİL DİNOZOR: ALLOSAURUS sp. (Yaşam Aralığı: Geç Jura; (150-145 milyon yıl)

Allosaurus reptilia (Sürüngenler) sınıfından, Saurischia (Sorişiyalar=Kertenkele kalçalılar) takımının, Theropoda alt takımına ait Allosauridae ailesinin bir cinsidir. Fosillerine Kuzey Amerika'da ve Afrika'da Tanzanya'da rastlanmıştır.. Allosaurus'lar, iki ayak üzerinde yürürler ve etle beslenirlerdi. Yaklaşık 12 metre uzunluğunda ve 3 ton ağırlığında bir hayvandı ve ot yiyici dev boyutlu Sauropodlar' a saldıracak kadar da güçlüydü. Kafası atalarının tersine, vücuduna oranla daha büyüktü. Çenesi uzun ve derin, 5-10 cm uzunluğundaki dişleri ise geniş ve keskindi. Çenesi ve diğer kafatası kemikleri birbirleriyle gevşek olarak ilintiliydi. Bu da kafadaki öndeki (frontal) ve yanlardaki (parietal) kemiklerin hareket olasılığını arttırmaktaydı. Evrimsel olarak kazanılmış bu yapı, Allosaurus'a besin olarak seçtiği avlarından büyük et parçalarını koparıp yutmak için avantaj sağlamıştı. Kazanılmış bu yapısal özellik günümüzde yılanlarda ve birçok kuşta da bulunmaktadır.Boyun omurları ilave eklem yüzlerine sahipti ve bu da sırt omurlarının gücünü arttırıyordu. Arka ayaklar vücut ölçülerine uyumlu olarak normal uzunlukta gelişmişlerdi. Uyluk kemiği (femur), kaval kemiğinden (tibia) daha uzundu. Arka ayak tarak kemikleri (metatarsallar) oldukça kısaydı. Allosaurus kuş benzeri üç tane ayak parmağına sahipti ve baş parmak geriye dönerek birçok kuşta olduğu gibi destek görevini üstlenmişti. Ön üyeler kısa ve sağlamdı, pençe biçimli üç parmak ayrılmıştı ve bunlar beslenme fonksiyonunda kullanılmak için uygundu; fakat vücudu desteklemek için elverişli bir yapıya sahip değildi. Bu nedenle bu hayvanlar arkadaki iki ayakları üzerinde durmaktaydılar. İskeleti ve bunun giydirilmiş modeli İskelet orijinal olmayıp alçı kopyadır. İskelet Amerika'dan satın alınmış ve parçaları 1974 yılında MTA uzmanları (İbrahim Tekkaya, Ergun Kaptan ve Şevket Şen) tarafından birleştirilmiştir. Dik durması için 3 mm'lik yassı bir tel kullanılmıştır (NOT: Geçmişte dinozorların kuyruklarının kıvrık olarak durduğuna inanılmaktaydı. Oysa bugün, kuyruğun yere paralel olarak durduğu düşüncesi benimsenmiştir. Bu nedenle eski ve yeni modelin kuyrukları farklı durmaktadır).

Hiç yorum yok: